Aslında GTA şöyledir böyledir diye ilk tanışmamdan bugüne uzun bir yazı yazmıştım.Ama firefox 3 ünde katkılarıyla kendi mallığım yüzünden kopyaladığım o yazının tamamını kaybettim.Gerçekten sinirini bozuyor insanın. Uzun uzadıya yazmıştım ya sonradan gereksiz bir yazıydı aslında diye şimdi kendimi teselli ediyorum işte.
Gta Vice City ile başlayan maceram uzun bir bekleyişten sonra San Andreas ile devam etti.Serseri olarak geldiğimiz Vice City den, kah çeteleri çökertip üzerine oturarak,kah banka soyarak,kah uzaktan kumandalı RC helikopterlerle koca binalara patlayıcı yerleştirip havaya uçurarak kah ta füzelerle askeri alanlara saldırarak şehrin sahibi olarak ayrılmıştık.Sonradan çeşitli pack ler çıkıp oyunu curcunaya çevirsede hepimiz bunlardan zevk aldık.GTA: Vice City Kurtlar Vadisi Pack bunların içinde gördüklerimin en ilginciydi :)

Sonra hiç beklemediğimiz yeni özellikleri bana göre özgürlükleriyle GTA:San Andreas geldi.Vice City nin 4 katı büyüklüğünde bir haritaya sahipti.En dikkat çekici 2 özelliği suya düştüğümüzde yılların yüzücüsü edasıyla yüzebilmemiz ve ayda feza da uçarken uçaktan paraşütle atlayıp paraşüt kullanabilmemizdi.Bir çok ufak tefek ayrıntıda gelmişti.Örneğin bir kumarhane ye gidip kumar oynayabiliyorduk gerçeğini aratmıyacak özellikte ve şekilde.Şehir büyük olduğundan şehrin tek sahibinin biz olmamızda tabii gayet uzun sürdü.Bilmiyorum kaç kişinin dikkatini çekti ama benim oyun içerisinde yakaladığım eskiye saygı olarak gördüğüm bir kaç ufak ayrıntı var;Bir görev icabı dağın eteklerinde yaptığımız araba yarışında rakiplerimizden biri Vice City de kontrol ettiğimiz Tommy Vercetti ydi.RC oyuncaklarla uğraşan dostumuz için yaptığımız görevlerle ilgili diyalogları yaşadığımız mağazasının içerisinde ki oyuncaklarda GTA:Vice City nin maketleriydi.Ve son olarak Las Vegas ın kopyası oyundaki haritanın Las Ventures şehrinin striptiz kulübünün afişe güzeli ise Vice City de porno filmini çekmek için ele geçirdiğimiz stüdyodaki güzelimiz(sakın yanlış anlamayın görev icabı:) Vice City deki adıyla Şeker den başkası değil.Bu gece gene bu oyunda takılırken bu aralar kafayı taktığım helikopter görevinden sonra şehirde kendi çapımda eğlenirken farkettim ki ciddi bir sadist tatminliği yaşatıyor oyun bana.Örneğin sokakta yürüyen sade bir vatandaşa arkadan sinsice yaklaşıp bıçakla gırtlağını kesebiliyorum.Yada ne bileyim plajda güneşlenen amcanın kafasına roket fırlatabiliyorum veya kaldırımda yürüyen güzel giyimli ablayı tırla ezebiliyorum ve ya çatısına çıktığım bir binadan sniper ile vatandaşların orasına burasına mermi sokabiliyorum.Tüm görevler bir yana GTA nın böyle bir etkiside var, inkar edilemez.Tabii ki bazende sade bir vatandaş olarak taksicilik yapıyorum veya oyuna sonradan kendimin dahil ettiği mecidiyeköy dudullu hattının çift katlı iett otobüsüyle servis çekebiliyorum :) GTA nın verdiği bu özgürlüğün tanımını yapmaya kalkacak olursam eğer sanırım bu kadar disiplinli ve normal halinde yaşayan sanal bir şehire bizim gibi bir insan faktörünü sokması derim herhalde.Duydum ki GTA 4 çıkmış.Pc ye çıkacağı günü San Andreas kadar heyecanla beklemesemde içimde birşeyler kıpırdıyor gene :) Ha ben bir oyun bağımlısı değilim bu arada.Sadece saygıdan tüm bu yazdıklarım :)
Üzerine C4 yerleştirdiğim bir ablanın videosunu çektim kendi oyunumdan.Bakmayın bir ilizyonist in yerleştirmiş gibi durduğuna.Aslında o onun üzerine yapıştırdığım bir C4.Ama oyun sağolsun bu tarz şeylere pek önem vermiyor :)Bu arada oyunu oynarken kendi müziklerinden bıkanlara Rob Dougan dan Born YesterDay ve Furious Angel(Radio edit) parçalarını tavsiye edebilirim.




