Cumartesi, Şubat 28, 2009

Bir efsane : Casio F91W


Bir gün bu saati blog 'a bir post konusu olarak atacağım hiç aklıma gelmezdi. Casio F91W ömrümde yaşadıklarıma benimle birlikte tanıklık etmiş çok değerli bir saattir benim gözümde. Tabii sadece benim gözümde değil aslında 90 'lar da, ortaokul, lise çağlarını geçirmiş erkek çocukları diyeyim, iyi bilir bu saati. O yaşlarda bu saate sahip olmak bir lüks bir ayrıcalık gibi birşeydi. Lükste sayılmaz gerçi, aman aman bir fiyatı yoktu vakti zamanında hala da öyle. Bu saatlerden iki tane tükettim. Tükettimde denemez aslında. Birincisi bana hediye alınmıştı ve yaklaşık 4.5 sene felan kullanmıştım. İkincisini ise 9.5 senedir kullanıyordum. Ta ki kordonunun takıldığı yer kırılana kadar. İnsan gerçekten değerini kaybedince anlıyormuş :). Nice saatler taktım denedim ama bundaki rahatlığı, hafifliği, dayanıklılığı hiç bir saatte bulamadım. Bir kaç gün çevredeki saatçilerde aradım durdum bu saati. Saatin 10 liraya sahtesini satan bir amcaylada baya bir iddialaştık :) o üzerinde tamamen dizaynı herşeyi aynı olan "CASIQ"(!) olan saatin orijinal ve onda ucuz bulabileceğimi iddia ediyordu. Ben ise "CASIQ" yazını görünce gülmekten cevap veremedim. Neyse saati bulamadım. Sonunda internetten buldum orijinalini ve sipariş ettim. ordan da 20 liraya felan geliyordu sanırım. Aslında böyle bir ucuz saatin kopyasını ve daha dayanıksızını 1 liraya alıp sadece 10 lira gibi bir farka satmakta zekice kabul etmek lazım.(yada ben ticaretten gerçekten anlamıyorum). Deyinmek istediğim noktalardan biride şu ki; bu saat diğer ürünler gibi bir tüketici ürünü değil sanki. Sanki bu saat teknolojiyi en ucuz, verimli ve son kullanıcıyı kasmadan en iyisini ve ömürlüsünü vermek adına üretilmiş ender bir ürün. Nice insanının en hareketli olduğu çocukluk dönemlerinden sağlam çıkmayı başarabilmiş bir dijital saat bu. Daha ne olsun. Casio 'nun sitesinde hala collections kısmında var. İnsan bu saatlerden bir tanesiyle çok zorlamadığı takdirde sadece bir kere veya hiç pilini değiştirmeden ömrünü tamamlıyabilir. Hani ömürlük derler ya, işte o lafın kaynağı aslında casio f91w 'dur.

Ayrıca adına facebookta çeşitli gruplar kurulmuş. Başka bir ayrıntı ise saatin Wikipedia 'da teröristlerin tercihi olarak geçmesi :). Hatta ve hatta Usame Bin Ladin 'in bile kolunda bu saatten olduğu facebooktaki bir grupta resimle gösteriliyor :).


Cuma, Şubat 20, 2009

thepiratebay.org Davası


Bizim ülkemizde internet üzerindeki çeşitli kaynaklara, sitelere, şahıs çıkarı uğruna tüm servislere koyulan yasaklar, gerekli diyen zihniyetin varlığıyla sindiriledursun, yakın bir zamanda İsveç' te kapatılmak istenen büyükbaş torrent sitelerinden thepiratebay.org davası görülüyor. Dava görülüyor görülmesinede, dava thepiratebay lehine sonuçlansa da sonuçlanmasa da gerçekten görülmeye değer tepkiler ortaya çıkıyor. Gene içinde bulunduğumuz güzide ülkemizde, değil bir internet sitesinin kapatılması için, öldürülen insanlar için bile gösterilmeyen tepkiler gösteriliyor. Şuana kadar davanın seyri thepiratebay lehine devam ederken, Norveç 'te kırmızılar diye adlandırılan bir parti (almanya' daki yeşiller gibi birşey sanırım) gösterilen tepkiyi web ortamınada taşımış. www.filesharer.org sayfasına adınızı, ülkenizi ve küçük bir resminizi (istenilen şeylerin gerçeğini vermek zorunda değilsiniz.samimiyetiniz size kalmış) ekleyerek gruba katılıp tepki gösterebiliyorsunuz. Bunun facebook veya ona benzer yerlerdeki kurulan gruplardan farkı ne derseniz, gerçekten hakettiği tepkiyi dile getiren bazı insanların en azından arkasında durduğunuzu buralardan belirtmiş olursunuz.


muhabiriniz isveç 'ten bildirdi.

Salı, Şubat 10, 2009

Merhaba gönüllü köleler ( Zeitgeist )


Uzun bir süredir günlük 12 saat olan gönüllü köleliğimden ötürü yazamıyordum. Köleliği bırakınca da blogları okumaktan yazamamaya başladım. Neyse uzun lafın kısası bahsetmek istediğim konu başlıkta da parantez içinde belirttiğim gibi " Zeitgeist " ile ilgili.

Zeitgeist anlam olarak zamanın ruhu demek. Tabii ki buraya bu postu, zamanın ruhu gibi derin bir konu hakkında saçmalamak için atmadım. Benim değineceğim Zeitgeist bir belgesel. Zeitgeist Ek$i sözlükte dallanırken rastgeldiğim bir kelimeydi ki, işin ucunda bunun bir belgesel olduğunu öğrendim. Ek$i sözlüğü bilen bilir. Her konuda iyi fikirlerin yanında, konu iyi bir konu olsa bile eleştirel yazılan şeyler de kesinlikle vardır. Zeitgeist hakkında ki yorumları okurken hakkında 1-2 eleştiri dışında elle tutulur birşey okumadığımda konudan kıllanmıştım açıkçası. Torrentin nimetlerinden faydalanarak indirdim bu belgeseli. Böyle önemli ve güzel bir belgeselinde altyazısı tabii ki divxplanet ekibi tarafından hazır ve nazırdı.


İlk Zeitgeist 2007 yılında yayınlandı ve 3 bölümden oluşuyordu.(kutsal kitabın indirilişini anlatır gibi oldu bu başlangıç ama herneyse).

Bölüm 1 : Anlatılmış en müthiş hikaye

Bu bölümde açıkça söylemem gerekirse hz. isa ve hikayeleri başta olmak üzere müslümanlık harici tüm dinlere ciddi anlamda giydiriyor. Mantıklı deliller öne sürülen bu bölümde, "dinsizliği empoze etmeye çalışıyor", "ateistliği öneriyor" vs. gibi yorumda bulunan arkadaşlar için ise birinci bölümde kendince masum bir açıklaması var zaten objektiflik adına bu belgeselin.
"Tanrı 'nın ne olduğunu bilmiyorum fakat ne olmadığını iyi biliyorum".

Bölüm 2 : Tüm dünya bir sahne

Zaten dikkatinizide görüntülerden çekeceği üzere bu bölümde de anlatılmak istenilen korku politakalarının en önemli konularından biri olan 11 eylül 2001 olaylarının esas amacı gene konuyla alakalı bilirkişiler tarafından anlatılıyor.

Bölüm 3 : Sahnenin arkasındakilere aldırmayın

Amerikan para politikaları, savaşların ekonomilere katkıları(!) ve halkın manipülasyonuyla ilgili bir bölüm ve finalde de birkaç kişinin önemli olabilecek söylevleri,bizim nasıl kandırıldığımız,nasıl modern köleler haline geldiğimiz ile ilgili açıklamalar.

Kısaca bahsedecek olursam belgesel böyle birşeydi. Bir kısmınız din,bir kısmınız 11 eylül olayları, bir kısmınızda para, savaş ve ekonomi kelimelerini duyunca olaydan soğuyup muhtemelen yazıyı sonuna kadar okumadınız bile. O yüzden başlıktaki "Merhaba gönüllü köleler" cümlesi onlar içindi :).

İkinci belgesel olan Zeitgeist Addendum ise 2008 yılında yayınlandı. Bu belgesel ilki gibi bölümlere ayrılmıyor. Olay direk para polikaları, suikastler, ekonomik suikastçiler, söylenen yalanlar ve en sonunda ise buna çözüm öneren bir düşünürün söylevleriyle son buluyor.

Başından beri söylediğim şu gönüllü kölelik, para, iş vb. durumlarla ilgili çevremden ve kendimden gözlemlediğim bir çok mevzuuyu aslında bu belgeselden ziyadesiyle daha iyi anlatan, sevgili Barış Atasoy 'un 2 adet çok güzel yazısı var;

Ne yapacaksın özgürlüğü, al sana kredi kartı vereyim
Biz inek miyiz ?

Şurayı ziyaret eden bir kaç dostum eminim ki bu belgeseli izleyecektir. Onlara sevgi ve saygılarımla.

İndirmek isteyenler için internet adresi : http://www.zeitgeistmovie.com/

Ayrıca bir dipnot : Zeitgeist isimli belgesel yapımcıların bedava olarak download 'a sundukları bir belgesel. E hani anlatılanlara tezat oluşturmasın :).